3 Ocak 2013 Perşembe

Umutla... Mutlulukla Gel 2013.....


Israrlı aramalar sonucu Tokat'a gittik bu yılbaşı. Mehtap hanım beraber olmayı arzulamış. Önce biz oradayken aklı neredeydi, her yılbaşı ayrı bir mekandaydılar dedim ama sonra abla yüreği işte, bu ciğeri itler yesin dayanamadım:)))



Bu aile tablosu herşeyi anlatıyor aslında. Canım annem ve babam, kardeşim, eniştem ve yiğenlerim ve canlarım eşim ve kızım.... Sofra mükemmeldi ellerine sağlık anneciğim.


Sadece kardeşime söyledik gideceğimizi ve tüm aileye sürpriz oldu. Ev herşeyiyle hazırlanmıştı biz gitmeden. Bakarmısınız balkon camımız annemin üç gül, torunların adı yazılmış...


Anneannemiz  Nehir Naz'ı kapıda görünce gerçekten şok oldu:)))))))) Sürprizzzzzzzzz.....



Fotograflardan da anlaşıldığı gibi biz gerçekten çok eğlendik, kurt falan kalmadı döktük hepsini:))))))



Bu gördüğünüz yakışıklı sayesinde 2013'ün ilk dakikalarına ay ışığında girdik!!! Bizim kızlar dans etmek istediler. Yağız bilgisayarın fişini takarken tamda biz son on saymak üzereyiz şarteli attırmaz mı.... Neyse ki kısa süreli yaşanan kaos ve şokun ardında üç dakika gecikmelide olsa girdik yeni yıla mutlu mesut:))))


 
Bizim cimcimeler gerçektende "çocuklar gibi şendik" lafının altını çizdiler o gece:))))


Evde yılbaşı kutlamayı pek sevmem. Gece saatler 24:00 gösterdiğinde hareket lazım değil mi ama. Madem ailecek evde olalım dedik o zaman hareket eve gelsin, patlasın konfetiler:))))) Yalnız laf aramızda annem buna nasıl müsade etti hala anlamış değilim...


Tabii çocuklara gün doğdu. Sabah kalktığımda her yer konfetiydi. Süpürge sesiyle uyandım sabah, biz öğleden sonra yola çıktık Mehtap hala ev süpürüyordu. Canım benim:))))))))))

Bir yıl daha gitti ömürden. Olsun sağlıklı, mutlu, huzurlu nice nice yıllara inşallah..... Tüm blog aleminin yeni yılını kutluyorum. 

Mutlu yıllar........

6 Aralık 2012 Perşembe

Dönemler ve Biz...


Annelik zaten zor bir meslek bunu hep söylerim. Birde araştırıyorsan, onu engellemeden özgür büyütmek istiyorsan, hele hele birazda uzmanlara kulak verdiysen yani biraz dındıksan daha da zorlaşıyor:)))

2 yaş sendromunu biz ne kadar uzun yaşadık blogumu okuyanlar bilir. Daha yeni yeni bir kaç aydır sendromdan tam çıkamamakla beraber azaldı ağlamalarımız. Bu bitmek üzere diye düşünürken kızımda bir "bennnn yapacam" nidaları yükselmeye başladı. Düşündüm kendi kendime vardır bir sebebi dedim, hakikatende varmış... 3 yaş egosantrik döneme girmişiz!!!! "Özgürlüğe karşı birin­ci atılım", "Birinci kaprisler çağı", "Egosantrik dönem", "3 yaş bunalım dönemi"  gibi isimlerde veriliyormuş bu döneme. Neymiş bu dönem: Tedbir alıp çocuğumuzu özgür bırakacakmışız. "Koşma düşeceksin, dokunma kirleteceksin, dikkat et bir yerini acıtacaksın" gibi cümleleri zinhar!!! kullanmayacakmışız. Çocuk neyi kendi yapmak istiyorsa yapacakmış.

Gelelim biz bu dönemi nasıl yaşadık. Kızım herşeye ben yapacağım demeye başladı. O kadar ki sabahın köründe kalkmışız, akşamdan hazırladığım kıyafetlerini giydirip, biz hazırlanıp onu kreşe bırakıp işe yetişeceğiz, ama bu kimin umurunda "ben istediğimi diyineceğim anneeee" dedimi bitti herşey. Buna izin vermedin mi çocuğun özgüvensiz oluyor, izin verdin o zamanda sinir stres sahibi oluyorsun:))))

Kreşdeki bir toplantıda psikologumuz "kesinlikle ama kesinlikle engel olmayacaksınız ne istiyorsa onu giyecek ve bunu eğer istiyorsa kendi yapacak" dedi.Tamam iyi hoşta o yaştaki çocuk kilotlu çorabınıda kendi giyinemez ki.... Ama elden ne gelir, bu durumda bize biraz daha erken kalkıp onu kendine bırakmak düştü.

Sonra ardı arkası kesilmeyen ilginç bir o kadarda içinden çıkılmaz sorular gelmeye başladı kızımdan. Birgün "bizi tim yayattı" dedi. Bu bir çocuğa nasıl anlatılır direk Allah demek çözümmü sonra Allah'ı nasıl anlatacağım. Ve nihayetinde "allahın adı ne, evi neyedeé gibi sorulara maruz kaldım:))))

Allahdan teknoloji gelişti ve sevgili google var:))) "3-5 yaşları arasında hızla gelişen devinim dizgesi, konuşma ve bilişsel yetileri ile çevreyi genişletmeye, keşfetmeye, bilmeye yönelik sorular ve devinimler" miş bu dönemin adıda:))))))) Ve bu dönem o kadar önemliymiş ki bakın Einstein ne demiş: "Sorma-bilme dürtüsü (curiosity) küçük, narin bir bitki gibidir; bu bitkinin en önemli gereksinimi  uyaranlar ve özgürlüktür". Allah muhafaza dikkat etmek lazım kızımın narin bitkisine zarar gelirde:))))

Buraya kadar tamam. 2 yaş sendromunu atlattık, 3 yaş egosantrik dönemde de  tedbir alıp onu serbest bıraktık. 3-5 yaş arasındada sorduğu sorulara makul ve mantıklı ayrıca onun anlayabileceği şekilde cevaplar verdik. eeeeeeeeeeee bitti mi, biter mi:))))))))

Bizim evde değişik şeyler cereyan etmeye ve beni korkutmaya başladı. Çocuğa birşey mi oluyor acaba, birşeyler mi görüyor bizim göremediğimiz demeye başladım ve hemen araştırmaya koyuldum. ohhhhhhhhhh dedim kendi kendime sorun yokmuş bununda bir dönemi varmış:))))) 3-6 yaş arası çocuklarda hayal gücü....

Hayallerine asla müdahale etmeyip aksine bu bir oyunmuş gibi onlara eşlik etmemiz gerekiyormuş bu dönemde. Her dönemde olduğu gibi bu dönemide başarılı atlatırsak çocuğumuza kazandırdıklarıda işte bunlarmış...

- Hayal ederek oyun oynayan veya kendisine masal okunan çocuklarının kelime hazinesi daha geniş oluyor.
·  Alışık olmadığı bir durumla karşılaştığında ya da korktuğunda hayal gücü kontrolün kendisinde olduğu hissine destek vererek güçlü durmasını sağlar.
·  Diğer çocuklarla hayali oyunlar oynadıklarında, sorunlara çözüm üretme ve paylaşmayı öğreniyorlar.

Gelelim bizdeki yansımalarına:))))

Evde ahtapot varmış o kayboldu babasıyla uzunca bir süre onu aradılar, oklava süpürge oldu bindik üzerine bizi uçurdu sihirli süpürgemiz gibi. Ama beni koparan hayali.... 

Yaklaşık 6 ay önce uzunca bir süre karıncalar bize eşlik etti yatakta:)))) Her gece yatırıyorum "anneeee kayıncalayı doyuyma vakti etmet kıyıntılayını detirdinmi" diyor (hemen yatağının yanında kocaman bir delik varmış ve orası karıncaların yuvasıymış) karıncaları doyuruyoruz ve " anneee sen bana pişşpişş yapayten onlayda uyuycak" diyor ve hep beraber kardeş kardeş uyuyorduk. Bir kaç ay devam etti bu, bir gece yattık yine ama karıncaları doyurmadık!!! Karıncaları doyurmadık Nehir Naz dedim "hıııııııı habeyin yotmu senin timsak deldi hepsini yedi" dedi:)))))))))) 

Bu aralar sakiniz. Soruları cevap buluyor, ben dediği herşeye tamam deniliyor. Yaaa bundan sonrası. Valla bende bekliyorum sabırla bakalım yeni gelen dönemin adı ne olacak diye :))))

17 Ekim 2012 Çarşamba

Bu da bana kapak olsun....

Geçen seneden kalma bir fotoğraf
 
Her annenin gönlünde evladıyla ilgili vardır bir planı değil mi? Ben iç sesimle didişip dururken, duygularım ve mantığım birbirini yerken....

Kızım büyüyünce hakim mi olsa acaba? ( yok beeee delimisin ne hakimi yanlış bir karar verse altından kalkamaz narindir benim kızım)

Doktor? ( Hayırrrrr yıllarca oku perişan ol, bunun Tus'u var hadi kazandı diyelim eee sonrası... Çalış, çalış, çalış)

Tamam buldum savcı olsun şöyle Cumhuriyet Başsavcısı:)))) (Olmaz ülkenin adalete bakış açısı ortada iddianame hazırlamaklamı geçsin ömrü)

O zaman vali olsun... (hıııı tabi vali olana kadar yıllarca ilçe ilçe sürünsün oradan oraya)

İşte ben böyle doğmamış çocuğa don biçerken, 44 aylık kızım ne olacak acaba diye kudururken, halime acıyan kızım son verdi bu işkenceye ve ne olacağını açıkladı... ANNEEEEEEEE

Hani bir yandan hoşuma gitmedi değil demek ki benim anneliğimden memnun ki çocuğum bir an önce anne olmak istiyor:))))

-anneeeeeee ben anne olmat istiyoyum
-tabii olacaksın kızım büyüyeceksin, OKUYACAKSINNNN, genç kız olacaksın, evleneceksin ve anne olacaksın
-hayıyyyy anneeeee ben büyümeden, otumadan, evlenmeden anne olmat istiyoyum
(al başına belayı hadi bakalım çık şimdi işin içinden)
-Ama olmaz ki Nehir Naz ben sana anlatmıştım ya herşeyin bir kuralı var. Büyümen lazım, sonra okula gitmen gerek ki bir mesleğin olsun çocuğuna bakabilmen için, baban olmasaydı sen olmazdın ki biz babayla evlendik sonra sen oldun ve ben anne oldum birtanem.
(ben nasıl oldum sorularının bir kısmı duymamazlıktan gelinir)
-hııııııııı evlenmet düzel biseymiti anneeee
(ağzımdan çıkmak üzere olan lafları bir bir yutup:))))
-Güzel tabiki kızım!!!!
-(cevap aklına yatmayınca) olsun ben evlenmeden anne olmat istiyorum
(artık daralan ben)
-tamam hele sen büyü bakarız bir çaresine!!!!

Gördünüz mü başıma geleni benim kızın tek amacı anne olmak:)))) Öyle okumada falan gözü yok. Biri anlatsın lütfen herşeyin bir adabı olduğunu hem çocuk hem kariyer yapabileceğini:(((((

24 Ağustos 2012 Cuma

Ailecek bayram sevinci........


Ben nedense bayramları sevmezdim oldum olası. Sanırım erken kalkmaya ve formalitelere gelemediğim içindi. Ama kızım olduktan sonra birde üzerine gurbet eklenince bende seviyorum artık bayramları:))))) Her bayram olduğu gibi arife gününden yola çıktık.


Beklenen kebap sezonunu Niksar'da açtık bu sene. Bayramın ilk günü kokuları alınca dayanamadım daha:)))))


Biz adet haline getirdik Ramazan Bayramının ilk günü koca tarafı, Kurban Bayramının ilk günü bizimkilerle beraber oluyoruz. Çözümü böyle bulduk malum iki aile aynı yerde değil eeeeeee bencilliğinde alemi yo mübarek bayram günü :))))

Meşhurdur bizim bayram yemeklerimiz. Çorbası, pehlili pilav, et dolması ve tatlı.... Ellerine sağlık canım annemin döktürmüştü yine:))))


Babam ve biz.... Dünyadaki en değerli varlıklarımız onlar, iyi ki varlar. Bu arada canım kardeşimin arife günü doğum günüydü tekrar buradan kutlayımda küsmesin:))))


Değmeyin neşelerine. Anneanne dede ve herşeyleri üç torunları..... Benim cimcimenin şımarık pozuna bakarmısınız, dede yanındaya dediği dedik çaldığı düdük:))) (aynen böyle diyor kendisi)


Kızımın kardeşi yok diye üzülmüyorum bu tabloyu gördüğümde. Allahım sizi birbirinizden ayırmasın yavrularım:)))


Veee ikinci kebap fazlı, eniştemin malikanesinde. Celil yaaaaaaaaa nasıl olsa okuyamayacaksın içimde kalmasın söyleyeyim. Kedi olalı bir fare tuttun derlerya işte tamda öyle nasıl akıl ettin o bahçeye o evi hala aklım almıyor:))))))))))

Bizim için tamda şeker tadında bir bayramdı. Hepinizin geçmiş Ramazan Bayramını kutluyor, sevdiklerimizle beraber nice nice bayramlara diyorum....

9 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan....


Konya Mevlana'da dua ederken.Allah kabul etsin meleğim...

Uzun ve bir o kadar da güzel bir tatilin ardından evde beni bekleyen sürprizi hiç beğenmemekle beraber yorgunluğumu ve moral bozukluğumu henüz atmışken, hazır işleride yoluna koymuşken artık yeter dedim. Biliyorum çok ihmal ettim blogumu ama emin olun cimcimemin yaptıkları buraya kayıt altına alınmak üzere an be an kaydediliyor:)))

Malum ramazan. Bunu Nehir Naz'a anlatmak lazım. Ramazan bilincini kızımıza babası anlattı. Bu yaştaki çocuğa nasıl anlatılırsa:))) Allahdan çok sorgulamadan kabul etti. 

İlk iftar....

-anneeeeeee çooobam soğumusmu
-soğumuş ama kızım az önce baba anlattıya iftar sofrasında ezanın okunması beklenilir
-hııııı tamam ama ben çottt acıttım

Bir gece onu sahura kaldırdım. çok direndi "anneeeeeeeee ukumu alamamışım" dedi ama etli pidenin hatrına sanırım zorda olsa kalktı:))))))))Yemeğimizi yerken meşhur davul faslı başladı....

-bu ne yaaaaa davul sesimi
-evet kızım sahurda oruç tutanları kaldırmak için davul çalınır

"anneee bakalım" dedi çıktık balkona biraz seyrettik davulcuyu "ama çottt dürültülü" dedi. Hem sevdi ona değişik geldi bu hem de rahatsız oldu yavrum.

Beni sakın yanlış anlamayın ama bende karşıyım bu davul olayına. Bunun hastası var, çocuğu var, yiyip yatanı yarın işe gideni var. Orucunu tutan saatini kurar diyorum. Ayrıca eskisi gibi manili eğlenceli bir davulda değil sadece dam dam dam....

Tabii hepsi bu kadar değil inciler dökülüyor zaman zaman aklına bir şeyler takıldıkça:))))

oyucu eytetler tutay dimi anne
hayır kızım yok öyle birşey orucu herkez tutar
ama sen tutmuyosun, öööyetmenim tutmuyoy, babam tutuyor onun yüzden öyle dedim
balım ben oruç tutamıyorum ama normalde kadınlarda tutar teyzen tutuyor, Azra'nın annesi tutuyor sende tutacaksın büyüdüğünde
hııııı tamam o zaman oyucu eytetlerde kadınlayda tutar:)))


anneee oyuç tutmat açmı kalmak demet
hayır kızım
ama baban yemet yemiyoy
kızım yemek yememek sadece orucun bir bölümü asıl olan.....

O kadar kitap okudum hatta diyebilirim ki okul dönemimde çoçuk yetiştirmek konusu kadar okuyup araştırsaydım derslerimi daha iyi yerlerde olabilirdim  ama bir eksik hiç bu konuları anlatan kitap okumamışım demek ki. Bu konularda kitap tavsiye ederseniz sevinirim. Nefis, yokun halini anlamak nasıl anlatılır ki bu yaştaki çocuğa!!!!


anneeeee Allah'ın adı ne (hadi bakalım cevap ver şimdi verebilirsen)
adı Allah kızım
hayıy anneee insanlar dibi mesela atatüytün adı atatürt yaa
kızım Atatürk senin benim gibi bir insan ama Allah öyle değil bizi yaradan
nasııı yaniiii
Allah insan değil bizim gibi değil o
meletmi?
-----
anneee evi neydeee, bulutlayın üstündemi yaşıyoyyy
Kızım bak şimdi Allah çok büyük bir varlık (varlık ne anne sorusu duymamazlıktan gelinir) bizi yarattı, dünyayı güneşi hepsini Allah yarattı
neden???
bu dünyada yaşamamız için
hıııııııı

Daha soru gelmedi aslında anlamadı ama işin içindende çıkamayınca çaresiz sustu...


Malum ezanlar artık merkezi sistem ve açılırken bizde din-don diye bir ses çıkıyor. Yine bir din-don

anneeeeeeeeeee kosssssssss
ne oldu kızım
ezan okunuyoy
evet
anneeeeeeeee babam yemet yiyecek hemen kaldıralım onu
kızım bu ilkindi ezanı günde 5 kere ezan okunuyor iftar akşam ezanında yapılır
anneeeeee bu bizim kıyesdeti iltindi kahvaltımızın ezanımı:))))

Çorum'da ramazan akşamları sahura kadar sıcak simit satılıyor. Tokat'da yoktu ve geçen sene çok garibime gitmişti. Ama bu sene alıştım ne güzel iftardan sahura kadar her daim sıcak simit. Her akşam ilk simitçinin sesiyle fırlıyor yerinden doğru balkon "simitciiiiiii"

Geçen gece biraz ateşi var erkenden "anne yatalım dözleyimi dinlendiycem yoygunum" dedi yatağa girmemizle beraber simitçiler aşka geldi.

anneeeeeeeee simitcimi
evet kızım
allaaaaaaa allaaaaaaaa sabahın yayısında hiç oluymu:))))

sabahın körü ve gecenin yarısı deyimleri bizde böyle karışıyor "sabahın yayısı"
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...